1 Temmuz 2010 Perşembe

Dün gece 10 gibi dışarıya çıkıp değişen park'ta değişen hayatın değişen gündelik sohbetleri yanında sürekli değişenve gelişen internet sektörünü masaya yatırdık.
Arkadaşım yaptığı işin gideceği yeri biliyordu. Yükseldiği kadar düşeceğini de umarım sürekli olarak yükselişte kalır :) Harici olarak ne yapar ne ederiz diye düşündük. Cidden ne yapacağımız konusunda hiç birşey bulamadık. Kendi mesleğini yapacağına inanmayan bir de arkadaşımız vardı aramızda. Aslında çok garip olmasına rağmen gerçekçi düşünmeye başlamıştık.
Ben 23 yaşında biri olarak bir sene tekrar Öss'ye hazırlandım. Keşkeler ardı arkasına geldi. Geçen sene de hazırlansaydım. Şu an cidden böyle olmazdı dedim. Fakat ne olursa olsun dersimi aldım. Hayatıma tek başına yön vermem gerektiğini, arkadaşlığın yalan olduğunu, aşkında içine tükürülmesi gerektiğini geç çok geç öğrenmiştim. Fakat yaptığım dişimden tırnağımdan biriktirerek yapmaya çalıştığım herşeyden zarar etmek benim umurumda değil. İnsanların ne kadar karaktersiz olduğunu 2008 den bu yana gördüm.Görmeye de devam ediyorum. Önce kendimi kurtarayım sonra herşeye bakacağım. Yanımda kimse kalmasa bile hedeflerimi gerçekleştireceğim. Az kaldı.

30 Haziran 2010 Çarşamba

Susurluk'a dönmek ve sevdiğin herşeyi değişmiş bulmak.

Farklı düşünceler içinde boğulmak üzere gittiğim Kars tan dönünce 1 gün kendime gelemedim. Bununla birlikte Susurluk'ta gözle görülür bir değişim meydana gelmiş. Görünce şaşırdım. Tekrar yollarda yürüyünce bakınca herşeyini özledim demiştim. Fakat insanlara bakınca bir an önce defolup gideyim diyorum artık. Herşey bir tuhaf insanlar iyiden iyiye tuhaflaşmış. Slogan şu oldu :)
Susurluk'ta olmak artık bana göre değil.Ayaklarım üzerinde dik durma vaktidir.Herşeye sil baştan başlamak acı gelsede en iyisidir. Ayaklar üstünde durmak ve ben yokken değişen şehri izlemek. İnsanların gözünün içine bakmak ve göz göre göre yalanları bilmek kadar acı veren birşey daha yok Eh slogan bu olunca kop git durumu ortaya çıkıyor insanda. Blog konusundaki çalışmalarıma tek başına devam edeceğim. Zamanla yapılacak o kadar çok işim var ki. Yapacağım hepsini adım adım tek başına dahi kalsam yapacağım.

29 Mayıs 2010 Cumartesi

LYS'ye Doğru Adımlar

Hayatın götürdükleri daha fazla olmasına rağmen yine de yaşamaktan umudu kesmemek gerektiğine inanırım hep.
Evet artık sona doğru yaklaşıyorum. İdeallerim doğrultusunda yapmak istediğim o kadar çok şey varki. Bir adımdan az kaldı aslında yaklaşmaya. Haziran ayında yapılacak olan LYS için geri sayım başladı. Fakat ortada çarpık bazı durumlar var. 900 000 yada biraz daha fazla tekil başvuru var fakat LYS 3 ve LYS 4 e ( Sözel Sınavları ) başvuran aday sayısı 900 000 den fazla bu ne lahana bu ne perriz turşusu denebilecek saçma sapan bir durum var. Yani burada bir kişi kendi alanı dışındaki birçok sınava başvuruyor. Tabiki herkes serbest başvurabilir. Fakat insanlar boşuna umutlanıp kendini saldı çalışma anlamında biraz daha rahatlar. Sebebi 900 000 kişinin ne kadarı benim alanımdan girecek sanki durumuydu. Unuttukları birşey vardı. Her adayın istediği sınava girebilmesi. At gibi yarıştırıyorlar insanları. Umut ediyorum sınavdan sonra intihar vakaları ortaya çıkmaz. Ailelerin baskı yapmaması gerekiyor aşırı derecede.
Yaz yaz bitmez. Zaman kaybına taammülüm yok :) Çalışmaya devam etmek lazım.

8 Ocak 2010 Cuma

Balıkesir den Kars'a gelen bir adamın anıları

Evet 2009 Eylül aylarında geldiğim Kars/Sarıkamış ' a kafamı dinlemeye ve üniversite sınavına hazırlanmaya geldim. Balıkesirden sonra oldukça soğuk geldi. Fakat kafamı ciddi olarak dinleyip yapacaklarıma kararlar aldım. Şu aralar tek adapte olduğum durum sınav ne olursa olsun yapacaklarımdan asla vazgeçmedim fakat piyasayı bu hale getiren insanlar varken bu işler çok uzun yıllar yapılamaz. Hedefim proje geliştirerek onunla ilgilenmek. Zaman gösterecek herşeyi bizlere bazen birşeyleri kazanmak için bazı şeylerden feragat etme durumu vardır. Tabiki bende olmadığı için :) Hepsini istersin ve hepsinide kaybedersin. Fakat artık bazı şeylerden feragat etme durumu ortaya çıkıyor yavaş yavaş :)
Kars ile ilgili dökümanları zaman zaman yayınlayacağım. Objektifimden ortaya çıkan fotoğrafları vaktim pek fazla yok şu sıralar. :)

Hayatın İnsana Getirdikleri

İnsanlar yaşarken birşeyleri başarmak istiyorlar. İnsan olmanın en doğal hali diyebiliriz. Geçmişte yapılan hatalar,karşındaki duyduğun güven gibi durumlar seni her zaman yavaşlatır. Geriye dönüp baktığında bir avuç keşke içerisinde boğulacak gibi olursun. Başına gelmeyen kalmamıştır. Fakat sana da senden başka kimse inanmaz. Aslında hayatın acı gerçeğidir çıkarlar.
Somut olarak değerlendirecek olursak bu durumu herkesin kendi çıkarı için en iyisi dahi kendi çıkarını kollayarak dostluklarını kurar. Fakat bendeki tek hatada bu olmuştur her zaman hayatımda önce dostlarımı en azından dost zannettiklerimi ve kardeşim yerine koyduklarımı düşündüm. Aslında hiç kimseye ihtiyacım yoktu. Ben işimi öyle yada böyle yapardım.
Gelelim hikayemize ; 2007 yılından önce sektörde basit bir oyuncu iken işin mutfağına adım atma gereği duydum. Sebepleri : 1-Dürüst iş yapan insanların olmaması (oyun sunucuları) 2- Takım olarak ihtiyacımızı karşılamak 3- Takımları toparlamak gerçek turnuvalar organize etmek. 4- Kazanç sağlamak. Evet aslında en en son hedefimdi kazanç sağlamak. Ortaokul sıralarında okurken saf ve temiz bir kalbi vardır insanın ( en azından bizim dönemimizde) bu saf temiz duygular şuan yok yeni nesilde. O kadar çok ekip arkadaşı ( açıklarsak : ekibe aldığımız insanları kardeşimiz gibi saymak maddi manevi destek olmak Not : Bu zamana kadar kimseyi kullanmadım.)
Yalanlar !!! 1- Yeni başlayacağımda arkadaşım ben yaparım ederim dedi fakat firmanın sunduğu hizmetlerdi. 2- Oyunculuk yıllarımda yanımda olanlardan manevi olarak kazık yedim 3- En sonunda 2007 de birşeylere başlama kararı aldım
Başlangıç !!! Başladığımda bir yandan 12 saat işte çalışıp diğer yandan evime giderek işleri takip ediyordum. 24 saat zaman diliminde 12 saat çalış geriye kalan 12 saatin 8 saati hizmet ver uykusuz tekrar çalış...
İdeallerim vardı. Kimseye yalan söylememek, üç kuruş için kimseyi dolandırmamak, hizmet sunmak gibi... Peki ne oldu ? Herşey sandığım kadar yada insanlar sandığım kadar melek değildiler. Aracı firma ismi lazım olmayan sunucularda belli sorunlar oluştu. O dönemde benimle aynı şekilde iş yapanlar gibi tıka basa doldurmadığım sunucuda sorun çıkması tabiki tuhaftı. Daha sonra firma değiştirdim. ( Bu arada müşterilerimden olan insanlarada yardım ettim. Ekibime aldım.) Firma değiştirdik burada da sorunlar yaşadık. Derken gerizekalı ruh hastası müşterilerim ve ekip elemanlarım birleşip kovduğum ruh hastasına iş yaptılar :) uzaklaştırdım. Kimseye ihtiyacım yoktu. Herkes hatasını çocukluktan kurtulunca anlayacaktır dedim. Şuan 23 yaşındayım. Kardeşim diyebildiğim insanlar 16-17 yaşında yada 18 olsun. Hayattan aldığım tecrübe ile hala bazılarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Tabiki bu durumlar daha uzun süre zarfında oluştu fakat kısaca anlatıyorum. Yeni bir firmaya daha geçtik ve dolandırıldık aracı firmada ve verimerkezinde paramız kaldı. Müşterimize geri ödemelerimizi yaptık. Biriken faturalarımızı da yatırdık. Herkesin bu piyasada olan ciddi insanların benimle müşterisinden beraber iş yapalım diyenlere kadar herkes istiyordu. Tekrar geriye dönmek üzere bu arada giden eski domain im tabiki oda bir akıl fukarası yüzünden düştü oradan dahi darbe yedik. Baktığımda 2007 den itibaren sene 2009 ve geçen yıllar maddi manevi kaybetmişim. Maddi açıdan kendime harcama yapsam tek başına işimi yürütecek seviyede olacaktım dedim. İnsanlardan tiksinir oldum. Gerçekten çıkar üzerine arkadaşlıklar dostluklar bunu çok çok iyi biliyorum. Dedim ki '' Bencil ol '' herkes sana nasıl bencillik yaptıysa bırak hepsini kendine çalış ve tekrar öss ye girme kararı aldım. :) 2005 lise mezunu biri olarak baya yol kat ettim.
Kısaca ; Asla fikirlerimden vazgeçmedim geçmeyeceğim de , Asla kazandığım kişiliğimi kaybetmedim, çoluk çocuk ile sidik yarıştırmak yerine ulaşamadıkları işleri yapma kararı aldım.
Pekala ekip olacakmı evet olacak Yıllardır tanıdığım sektörde uzman arkadaşlarım var. Ömrümüz olur ise yapacağız fakat kimseye bel bağlamam :)
NOT : Arkamdan iş çeviren 2007 den beri ve şuan yaptıkları işlerde 2007 de firmamızı kurduk diye yazmaları yatak odalarından firma kurulmuyor. Ticaret ahlakı bilmeyen aptal anal dönemde kalan (0-3) yaş grubu beyinli olan , günü kurtarma çabasında , nereden kimi çarpsam derdinde olan hiç ama hiç kimse yaptığı işin hayrınıda göremez o işte ilerleyemezde.
'' Keşkeleri bıraktım '' '' Yaktım gemileri dönüşü yok artık '' :)